‘İmralı duruşu barış duruşudur’

19 Nis 2021

Öcalan’ın İmralı’da Ortadoğu halklarının çözüm, barış ve müzakere öncülüğünü net birşekilde ortaya koyduğunu dile getiren DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, ‘İmralı’daki duruşu, barış, müzakere ve demokratik çözüm odaklı bir duruştur’ dedi

   Mehmet Şah Oruç - Hamdullah Kesen /Mersin-MA

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP), Çukurova’da “Faşizme karşı örgütleniyoruz” şiarıyla 5 Nisan’da başlattığı temaslarını 13 Nisan’da tamamladı. Heyette yer alan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Çukurova’daki temaslarına, 26 Nisan’da ilk duruşması görülecek Kobanê Davası’na, Öcalan’a dönük uygulanan tecride ilişkin Mezopotamya Ajansı’nda Mehmet Şah Oruç ve Hamdullah Kesen’e değerlendirmelerde bulundu.

‘Çöktürme planı’

Temaslarda halkın siyasi süreci çok yakından takip ettiğini gördüklerini aktaran Bayındır, “Halkımız, birilerinin istediği gibi siyasal süreçten uzak değil. Önümüzdeki süreçte toplumsal mücadelenin büyütülmesi açısından çok önemli bir veri oluşturuyor. AKP-MHP’nin yürütmüş olduğu psikolojik savaş yöntemlerinin de tutmadığını gördük. Halkın bu saldırılara karşı mücadele kararlılığı her zamankinden daha fazla olduğuna şahitlik ettik. Saldırılara karşı halktan ileri süreçlerde izleyeceğimiz yol yöntemlere ilişkin yoğun önerilerde bulunuldu. Yakın süreçlerde bu önerileri bir politikaya ve mücadeleye dönüştüreceğiz ve böylece yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılma davasına gerekçe olarak ileri sürülen Kobanê Davası üzerinde de duran Bayındır, davayı “kumpas” olarak değerlendirdi. Öcalan’ın birinci aktör olarak içerisinde yer aldığı diyalog sürecini anımsatan Bayındır, “Bu sürecin bir tarafında Sayın Öcalan diğer tarafında devletin kendisi vardı. HDP de yürütülen bu süreçte daha kolaylaştırıcı bir rol oynamak için vardı. HDP de bu sürecin 3’üncü tarafıydı. HDP’nin rolü tarihseldi. AKP, 2014’de MGK’de alınan ‘çöktürme planı’ndan sonra barış ve müzakere süreci çok daha kapsamlı bir savaşın aracı haline getirdi. Devlet, tüm kurumlarının imkanlarıyla böylesi bir süreci kapsamlı bir savaş sürecine evirilti. Sonuçları itibariyle bunu net bir şekilde ifade edebiliriz” diye konuştu.

Savaşta ısrar

Diyalog sürecinin AKP tarafından bozulduğunun altını çizen Bayındır, bu süreçten sonra Öcalan’a uygulanan ağırlaştırılmış tecridin de mutlaklaştırıldığına vurgu yaptı. AKP’nin 2015’ten sonra Kürt Sorunu’nun çözümsüzlüğünde ısrar ettiğini dile getiren Bayındır, “AKP, savaşta ısrar etti. Türkiye halklarına ve demokratik güçlerine dönük kapsamlı bir savaşın startını verdi. Böylelikle bu süreçte rol alan bütün aktörlere ilişkin adeta kendi bağırsaklarını temizlercesine doğru bir sürecin içerisine girdi. Böylelikle diyalog sürecini hem Türkiye halklarının hem de Kürt halkının hafızasından silip unutturmak isteyen bir pozisyon aldı. Bunun için de AKP, devletin karanlık yapılarıyla ilişkiler içerisine girdi. AKP bunun öncülüğünü yaptı ve artık geri dönülemez getirdiği bu süreci devam ettiriyor” dedi.

‘Barış davası’

Kobanê Davası’yla HDP’nin değil diyalog sürecinin kendisi yargılandığını dile getiren Bayındır, “HDP şahsında çözüm süreci yargılanıyor. AKP tarafından o süreçteki tüm aktörler mahkum edilmek isteniyor. Bu dava bir kumpas davasıdır. Bu davayla hem Türkiye hem Kürt halkının hafızasıyla alay ediliyor. O süreçte gizli saklı hiçbir şey yok. Kobanê Davası bizler için kara bir leke değil hem Kürt halkının hem Türkiye halklarının göğüslerine gere gere savunabileceği bir süreçtir. Buradan yargılama çıkarmak beyhude bir çabadır” ifadelerini kullandı.

‘Öcalan’ın fikirleri hayatidir’

İktidarın Öcalan’ın sesinin topluma ulaşmasından korktuğunu belirten Bayındır, nedenini ise şöyle açıkladı: “AKP, kendi politikalarını yaymak ve meşruiyetini sağlamak için İmralı’da Sayın Öcalan’a uygulanan tecridi ağırlaştırdı. Öcalan’ın 22 yıldır İmralı’da tutumu, yaklaşımı perspektifiyle bu pragmatist politikayı boşa çıkarıyor. Sayın Öcalan, Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü için yol haritasını ve perspektifini ortaya koymuş durumda. Öcalan, İmralı adasında aslında Kürt, Türkiye ve Ortadoğu halklarının çözüm, barış ve müzakere öncülüğünü net bir şekilde ortaya koydu. Bu anlamda Öcalan’ın İmralı’daki duruşu, barış, müzekkere ve demokratik çözüm odaklı bir duruştur. Öcalan’ın Türkiye’nin meselelerine ilişkin söyleyeceği her söz doğrudan AKP’nin iktidarını zayıflatacak ve çöküşünü hızlandıracak bir olgu gerçekliği var. Toplumun, Sayın Öcalan’ın fikirlerinin ne kadar hayati olduğunun farkındadır. Kürt Sorunu’nun çözümünün yegane aktörü Sayın Öcalan’dır. Halklar, ülkeyi bu felaketten kurtaracak fikirlerin İmralı’da Sayın Öcalan’da olduğunu biliyor.” Antidemokratik uygulamalara karşı halkların omuz omuza mücadele ederek örgütlülüğünü büyütmesi gerektiğinin altını çizen Bayındır, “Kürt halkı, mücadelesini kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. Bunun yanında Türkiye’deki demokratik güçler de belli ölçüde Türkiye’deki meselelere ilişkin bir mücadelesi söz konusudur. Esas nokta bu mücadelede belli bir noktada birleşerek bu iktidarın gidişatına dur demelidir. Buna ilişkin inanç ve kararlılık var” çağrısında bulundu.

 

MERSİN


Etiketler : İmralı duruşu, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır,